25 Ekim 2014 Cumartesi

Akvaryum Balıklarında Üreme

Cichlid Balığı Üretimi

Bu guruptaki balıkların ortak özelliği canlı doğuranların aksine yumurta ve yavrularını belli bir süre korumalarıdır.


 


 Ağızda kuluçka yapan cichlid balığı üretimi;

 

Bu guruba ağırlıklı olarak Malawi Gölü cichlidleri, Tanganika gurubu cichlidleri ve Victoria gölü cichlidleri dahildir. Çok nadir olarak diğer türlerden de Arowana gibi ağızda kuluçka yapanlar vardır. Malawi cichlidleri üretimi en basit olan türlerden biridir. Ortalama 8-12 aylık olduklarında cinsel olgunluğa ulaşıp yavrulama dönemine girerler.Genellikle erkekler dişilerden daha gösterişli daha canlı renkli,daha büyük olup anal ve sırt yüzgeçleri dişilere göre daha uzun ve sivridir. Dişi erkek oranı olarak 1 erkek 4-5 dişi tavsiye ederim. Üreme döneminde balıklarda yumurta tüpçükleri çıkacaktır. Bu dönemde balıkların üreyeceğini anlayabilirsiniz. Hazır olan dişi erkeğin çağırdığı bölgesine gider ve burada çiftleşme dansı yaparlar. Dişi yumurtalarını  dökerken erkek bir taraftan dölleme yapar ve diğer yaklaşan balıkları oradan kovalar.Dişi döllenmiş balıkları ağzında toplar ve kuluçka dönemi başlar. Kuluçka dönemi bu balıklarda 20-25 gündür. Seri üretimde dişi balığın fazla hırpalanmaması ve daha fazla yavru alımı için erken kusturma ve anne ağzı dışında

kuluçkalama yapılır. Bu süre 8-10 günden önce olmamalıdır.Balık ağzında sürekli olarak yavrularını azaltıyorsa veya yavruları her seferde yutuyor/tükürüyorsa 4. günden sonra kusturulmalıdır. Ne kadar erken kusturursanız yumurtaların

mantarlaşma olasılıkları o kadar yüksek olacaktır. Tanganika ağızda kuluçka yapan cichlidlerindede aynı durum geçerlidir. Yeni doğan yavrulara karınlarındaki yumurta sarısı yokulduğunda tercihen artemia verilmesi yerinde olacaktır. Fakat

toz haline getirilmiş yemlerdende kullanabilirsiniz. Balıklarınız ortalama ayda 1-1,5 cm arasında büyümelidir.

 

Bir malawi cichlidi 20-150 arası yavru verebilir.Tanganikalarda ise 5-100 arasında değişir.Mesela tropheus türleri ve leptosoma türleri ağızlarında 3-7 adet yavru tutarlar. Aynı şekilde Frontosa Blue Zaire Moba diğer türdaşlarına nazaran çok daha az yavru vermektedir.

 

Ağzında yumurtalarıyla bir dişi malawi cichlidi

 

 

Balıklarda kuluçka makinesi ne işe yarar


BALIK KULUÇKA MAKİNESİ



Döllenmiş yumurtaların dişi balığın ağzından alınarak / kusturularak, gelişim sürecini tamamlamasında kullanılan düzeneğe Kuluçka Makinesi ( Egg Tumbler ) denir.
Dişi balığın strese girmesi, genç ve tecrübesiz olması, yumurtaları kusması / tükürmesi / yutması, diğer balıkların dişi balığı zorlayarak yumurtalarını yemesi vb. nedenlerle, çoğu zaman kuluçka süresini ağızda tamamlayamazlar. Bu gibi durumlarda Kuluçka Makinesine ( Egg Tumbler ) ihtiyaç duyulmaktadır.

Cichlid balıkları için ağızda kuluçkaya paydos. Kuluçka makinesinin cichlid balıkları için ne derece önemli olduğu ve faydaları aşağıda sıralanmıştır.
Balıklar kuluçka döneminde yıpranmazlar ve formdan düşmezler.
Balıklarınız formdan düşmedikleri için bir sonraki kuluçka dönemi daha erken olur
Kuluçka döneminde balığınız stres veya başka etkenlerden dolayı yumurtaları yutabilir veya tükürebilir. Kuluçka makinesi ile bu riski ortadan kaldırabilirsiniz. Kuluçka makinesi kullanarak riski minimuma indirmiş olursunuz.
Güvenle kullanabileceğiniz, çok memnun kalacağınız bu ürün birçok defa test edilmiştir ve sorunsuzca yavrular alınmıştır.

Ürün teknik Özellikleri :
2 parçadan oluşan plastik tüpten imal edilmiştir
Toplam yükseklik 27 cm dir. Ortadan açıldığında 2 eşit parçaya bölünür.
Ürün çapı 5 cm dir.
Üzerinde hava hortumu , hava vanası ve vantuzları bulunmaktadır. Hava vanası sayesinde vereceğiniz havanın ayarını kolaylıkla yapabilirsiniz.

Ürün nasıl kullanılır :
Dişi cichlid balığının ağzına aldığı yumurtalar 4.günden itibaren bu tüpün içerisine sağılır. Sağılan yumurtalar, alt kısımda (fileli bölümün altı) kalacak şekilde üst kapak kapatılarak ve hava bağlantısı yapılarak akvaryumun sakin bir köşesine yerleştirilir. Havalanan yumurtalar diğer balıklar zarar vermeden korunarak , balık türü özelliğine göre değişkenlik gösterir şeklide ortalama 10-20 gün içerisinde yumurtadan çıkarlar. Daha sonrası size kalmıştır...



Yumurta Dizen cichlid balığı üretimi ;

 

 

Bu grup balıklarına genelde Amerika kıtasında yaşayan cichlid türleri girer. Tanganika türlerindede bu tür üreyen balıklar oldukça fazladırlar. Yumurta dizen balıklarda eş tutma olayı vardır. Aynı akvaryumda bulunan bir dişi bir erkekle eş tutup bir alanı sahiplenirler. Bu bölgede yumurtalarını döküp koruyacakları bir kovuk, taş, düz yüzey bulurlar ve yüzeyi temizleyip yumurtlamaya uygun hale getirirler. Dişi bu bölgeye yumurtalarını döküp yapıştırır erkekse arkasından gelip yumurtayı döller. Bu durum 1 saat kadar sürebilir.Yumurtalar döllendikten sonra anne ve baba için son derece yorucu bir yumurta koruması başlayacaktır. Bu alana her yaklaşan canlıyı bertaraf etmek için ellerinden geleni yaparlar.Yumurtalar 3 gün sonra çatlamaya başlar bu arada anne ve baba yumurtalar arasında mantarlaşanları temizler çatlayan yumurtalardan düşen yavruları tutup bütün yavruları bir araya getirmeye çabalarlar. Yavrular anne babaları tarafından büyüyene kadar bakılabilir fakat.Yumurtlamak için tekrar kızışan çift yavruları yiyebilirler. Bu yüzden ya yavrular ayrılmalı yada. Yavruların anne tarafından 2 haftalığa kadar büyütülmesi gerekir. Yavrulara mutlaka ilk doğduklarında artemia veya infusaria verilmesi gerekmektedir.Yoz yemler ilerleyen zamanlarda verilmelidir. Bu tür yavrular doğduklarında çok ufak olduklarından suları çok temiz tutulup hastalıklara yakalanmamalarına dikkat edilmelidir.

 

Yumurta dökenler 100-1000 arası yumurta dökebilirler.Daha fazla döken türlerde vardır.



Lepistes Balığı Üretimi (Poecilia reticulata)

Doğumu yaklaşmış lepistes, karın bölgesi kararmış durumda

 

 Ülkemizde lepistes ismi ile bilinse de yurt dışında genellikle guppy olarak bilinir. 


 Anavatanı; Barbados ve Trinida dahil, Orta Amerika'dan Brezilya'ya kadar tatlı ve sığ sulardır. Buradan çeşitli ülkelere götürülmüş ve akvaryumlarda üretilmiştir.

 En az 20 litrelik bir akvaryumda bakılması gereken lepistesler, 24-28°C sıcaklıktan hoşlanırlar. Bulundukları akvaryumun suyu berrak olmalıdır. pH 5,5-8 arasında olmalıdır. bol bitkili akvaryumlardan hoşlanırlar. Bulundukları akvaryumun su sirkülasyonunun çok şiddetli olmaması daha iyidir. Tankta düzenli su değişimleri yapmak çok faydalıdır. Haftada 1-2 kes %20-30 civarında su değişimi yapmak gerekir. Akvaryum suyuna 10 litreye 1 çay kaşığı tuz koymak, hastalıklarla mücadelede bir ön tedbirdir. Ama sofra tuzu yerine kaya tuzu kullanılması tavsiye edilmektedir.

Lepistes, bir grup balığıdır. Bir tanka en az 4 birey konmalıdır. 1 erkeğe 3 dişi oranında düşünülmelidir.

Erkekleri 3, dişileri 4 cm. kadardır. Erkekleri çok renkli ve ince yapılıyken dişileri gri/yeşil renkli yada renksiz ve daha dolgundur. Tüm poeciliidae üyeleri gibi erkeklerin anüs yüzgeci gonopod şekline gelmiş ve bir üreme organına dönüşmüştür.

Beslenme konusunda sorun yaşatmazlar. Su piresi (daphnia) tubifex, sivrisinek larvaları gibi canlı yemler ile birlikte su yosunları ve çeşitli bitkisel besinleri de severek yerler. Ağırlıklı olarak bitkisel beslenmeleri daha uygun olur. Yiyebilecekleri su yosunlarından bulamazsanız bir ıspanak yaprağını 10-15 dakika kaynatıp damarlarını ve sapını aldıktan sonra ince bir şekilde kıyarak lepisteslerinize verebilirsiniz. İştahla yiyeceklerdir. Ispanak, onların sindirim sistemlerini de rahatlatır ve kabızlığı önler. Hergün değil, 15-20 günde bir ıspanak verilmesi faydalı olur.

Üretimi en kolay akvaryum balığıdır. Üremek için özel şartlar gerektirmezler. Erkekler 2, dişiler 3 aylıkken üremeye hazır hale gelirse de balığın sağlığı açısından 4-5 aylık olmadan önce erkek ve dişi balıklar ayrı tanklarda tutulması faydalıdır. Çünkü küçük yaşta üremeye başladıklarında balığın (dişi balık) vücudunda kalıcı deformasyonlar oluşabilir. 

Üreme olgunluğuna gelmiş erkek balık sürekli dişileri kovalar. Bu yüzden de dişilerin sayısı erkeklerden fazla olmalıdır. 1 erkeğe en az 3 dişi düşmelidir. Eğer erkeklerin sayısı dişilerden fazlaysa erkekler tarafından sürekli kovalanan dişiler çabuk yorulacak, bitkin düşüp hastalıklara daha kolay yakalanacaktır. Erkek sayısının dişilerden az olması, sürekli kovalanan dişilere ara sıra dinlenme şansı verir.

 

Erkek balık dişiyi dölledikten sonra dişi balık bu 6-8 doğum boyunca erkeğe ihtiyaç duymadan doğum yapabilir. Bu yüzden de bir kez çiftleşen dişinin, erkek balıkların olmadığı bir akvaryumda 6-8 ay boyunca doğum yapması ilginç bir gözlem olmaktadır.

Dişi lepistesler ortalama olarak her ay 10-30 arasında yavru verir. İlk kez doğum yapan bir dişinin yavru sayısı 10-15 kadar iken sonraki doğumlarda bu sayı artar. Buna karşılık ilk doğan yavrular ileride iri yapılı bireyler olurlar, sonradan doğanlar ise ilk doğanlara göre daha minik yapılı olurlar.

Doğum yapmak üzere olan dişi balık, filtrasyonu iyi olan küçük ve bitkili bir tanka alınabilir. 15 litrelik bir tank bu iş için uygundur. Akvaryumun bol bitkili olması bu durumda çok faydalıdır. Çünkü lepistesler genellikle kendi yavrularını yeme eğilimindedirler. Yeni doğan yavrular içgüdüsel olarak hemen saklanma yerleri ararlar. Özellikle ince yapraklı su bitkileri yada yüzey bitkileri bu iş için çok uygundur. Yavru lepistesler bol bitkili akvaryumlarda daha iyi ve hızlı gelişirler.

Bitki bulamazsanız bunun yerine rafya kullanabilirsiniz. Kırtasiyecilerden alacağınız rafyayı 1 m. Kesin ve makas yardımıyla bukleler oluşturup suya koyun. Doğacak yavrular bunun içine saklanacaklardır. Rafyanın yeşil renkli olması daha doğal bir görünüm vereceği için balığın kendisini daha rahat hissetmesini sağlayacaktır.

Doğum yapmak üzere olan dişiyi başka bir tanka ayırma imkanı yoksa piyasada ucuza bulunabilen ve çok çeşitli olan yavruluklar kullanılabilir. 

Yeni doğum yapmış bir dişiyi doğumdan hemen sonra erkek balıkların arasına salmamalısınız. Dişiler doğum sırasında erkekleri kendilerine çeken bir madde salgılarlar. Doğum sırasında zaten bitkin düşen dişi balık, azgın erkekler tarafından hemen kovalanmaya başlarsa dişi balığı kaybedebilirsiniz. Bu yüzden hiç olmazsa 2-3 gün özel vitamin takviyesi ile anne balığı ayrı bir yerde beslemeniz faydalı olur. Akvaryum yeterinde büyük (100 litre ve üzeri) ve bol bitkili ise, erkek balık sayısı dişi balık sayısının1/4'ü ise bu işlemi daha kısa tutabilirsiniz yada gerek duymayabilirsiniz.


 


 

 

Yavrular, erişkinlerden ayrı tutulmalıdır yoksa onlara yem olabilirler. 1-1,5 aylık olunca erişkin lepisteslerin yanına konabilirler. 1-2 cm. boyuna ulaşan genç lepistes, büyük lepistesler tarafından avlanamayacak kadar büyüktürler. Yavrular yeni çıkmış artemia larvaları ile beslenmelidirler. Artemia konusundan ve bu yemin nasıl hazırlandığından daha önceki konularda bahsedilmişti. İlk 1 aydan sonra her türlü kuru yemi ve yiyebilecekleri diğer yemleri genç lepisteslere verebilirsiniz.


Lepistesler, yakın akrabası olan bazı balık türleri ile çiftleşebilir ve bu çiftleşmelerden yavru alınabilir. Yakın akrabaları; gambusya, moli, velifera gibi balıklardır.


Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Moli, velifera, plati, kılıçkuyruk gibi poeciliidae üyeleri lepistesler için uygun arkadaşlardır. Neon tetra, zebra balığı, corydoras türleri, otocinclus, ancistrus, scalare ve labirent balıklarının sakin türleriyle bir arada bakılabilirler. Tank çok büyükse (250 litre ve üzeri) küçük ve sakin çiklit türleri ile beraber de bakılabilirler.


 

Hangi balıklarla bir arada olmamalıdırlar? Clown loach, tetrazon gibi kuyruk kemirici balıklar özellikle erkek lepisteslerin kuyruklarını yerler. Bu yüzden bunlarla aynı akvaryumda bulunmamalıdırlar. Aynı şekilde istisnaları olsa da japon balıklarıyla da aynı akvaryumda bulunmaları sakıncalıdır. Japon balıklarının cüsseleri lepisteslerden çok daha büyük olmasına rağmen, gösterişli yüzgeç ve kuyrukları lepistesler tarafından didiklenebilir. Bunların dışında küçük balıklarla beslenen saldırgan balıklarla -akvaryum ne kadar büyük olursa olsun- bir arada kesinlikle bulundurulmamalıdır. 

 

 

Lepistes, dayanıklı bir balık sayılır. Çoğunlukla, akvaryum hobisine yeni başlayanlarca tercih edilir. Bakımı kolay olsa da burada önemli bir konuya değinmekte fayda var: Yurdumuzdaki yerli üretim lepisteslerde özellikle son yıllarda sıklıkla sağlık problemleri çıkmaktadır. Bu sorunların başlıca sebebi gen bozulması olabilir. Bu sebeple akvaryumdaki lepisteslerin arasına ara sıra akvaryumdakilerle kan bağı olmayan lepisteslerin salınması, gen çeşitliliğini artırmak anlamında faydalı sonuçlar verebilir. Sürekli kendi aralarında çiftleşen lepistes kolonisinde, sonraki jenerasyonlarda gen bozulmaları, renk kaybı, bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak hastalanma riski gibi durumla görülebilir.

 

Seçici üretim yöntemleri ile birbirinden güzel lepistes ırkları üretilmiştir. Doğal örneklerinin soluk gri/yeşil renklerine karşılık, rengarenk ve çeşitli kuyruk-yüzgeç formlarına sahip çok gösterişli ırklar üretilmiştir. Bunlardan başlıcaları; tuxedo, lirkuyruk, king, albino, çim, mozaik ırklarıdır. Bu ırkların birbirleri ile melezleşmesinde de sayısız varyete oluşturulmuştur. Sizler de kendi akvaryumunuzda değişik ırklardan lepistesleri melezleştirip değişik lepistes örnekleri elde edebilirsiniz. Albino lepistesler, diğer albino canlılar gibi bembeyaz değildir; pembe ve sarının açık tonları halindedir.

 

Moli Üretimi (Poecilia sphenops)

 

 

Poeciliidae ailesinin en dekoratif balıklarından biri olan bu sevimli türün ana vatanı Texas ve Orta Amerika'daki tatlı ve yarı tuzlu sulardır. Bu balıkların erkekleri 4, dişileri 6 cm. olabilir. Erkeklerde diğer poeciliidae üyeleri gibi gonopod bulunur.

24-28°C sıcaklığı severler. pH 6-8 arasında olmalıdır ve suda kesinlikle ısı değişimi olmamalıdır. En küçük ısı değişiminde bile sağlıkları bozulabilir. En az 60-80 litrelik bol bitkili bir akvaryumda ve 4-6 bireyden oluşan bir grup halinde bakılmaları önerilebilir. 1 erkeğe 3 dişi düşmesi uygundur.

Poeciliidae ailesinin en hassas üyesidir. Özellikle ısı değişimlerine karşı çok hassastır. Kolayca mantar hastalıklarına yakalanabilirler. Bu yüzden de bakımı biraz tecrübe gerektiren bir balık türüdür.

Bulundukları akvaryuma 10 litreye 1 çay kaşığı hesabı ile tuz (kaya tuzu) katmak faydalıdır. Bu şekilde hastalıklara karşı direnci artırılabilir. Hazır yeri gelmişken, moli ile ilgili çok ilginç bir bilgiyi burada sunmak faydalıdır: Moli, deniz akvaryumuna ilk başlayanlar tarafından da kullanılmaktadır. Az tuzlu sularda da yaşayabilmesi sonucu, yeni kurulmuş bir tuzlu su akvaryumunda suyu hazırlayıcı bir canlı olarak bu tanklara salınmaktadır. 

 

Çok çeşitli varyeteleri geliştirilmiş ve bu göz alıcı varyeteler akvaryum dünyasında yerlerini almışlardı. Bu varyetelerden en bilinenleri: Siyah (arap-black), aykuyruk, albino, gümüş, dalmaçya, balon, sarı (altın), leopar varyeteleridir. Burada balon moli konusunda kısa bir bilgi vermek yerinde olur: Balon moli bir mutasyon ürünüdür. Genleri ile oynanarak laboratuar ortamında geliştirilmiş ve buralardan yayılmış bir balık türüdür.

Moliler oldukça doğurgan balıklardır. Ortalama 45 günde bir, 20-50 arası yavru verirler. Genellikle kendi yavrularına zarar vermezler. Bu yüzden, akvaryumda başka balık çeşitleri yoksa doğum ana tank içinde gerçekleşebilir. Ama başka balık türleri varsa hamile balık, küçük bir üretim tankına alınmalıdır. Burada önemli olan nokta; hamile balığın konduğu tankın ısısı ile ana tankın ısısı farklı olmamalıdır. 

Moli üretimi için bazen yavruluk kullanılsa da bu sakıncalı olabilir. Yavruluğun içinde strese giren anne balık erken doğum yapabilir, ölü doğum yapabilir, kendisi bile ölebilir. Bu yüzden yavruluk kullanımı bu balıklarda tavsiye edilmemektedir.

Yeni doğan moliler oldukça iri yapılıdırlar. Artemia ve spiriluna yosunu ile beslenebilirler. Birkaç hafta sonra bitkisel ağırlıklı yemler vermeye başlayabilirsiniz. 5-6 aylık olduklarında üremeye hazır hale gelirler.

 Moliler, yemleme konusunda sorun yaşatmasa da bitkisel ağırlıklı beslenmelidir. Oldukça iyi bir yosun yiyicisidirler ve bu sebeple akvaryumdaki yosunlaşmaları bir nebze olsun engellerler. Et ürünleri bu balıklar için faydadan çok zarar getirir. Özellikle hassas yapıları göz önünde bulundurularak tubifex türü yemler kesinlikle verilmemelidir. Et ağırlıklı beslendikleri taktirde ömürleri azalır, hastalıklara yakalanabilirler. Bunların yerine spiriluna yosunu ve çeşitli diğer yenilebilir yosunlar, haşlanmış ıspanak verilebilir. Bitkisel ağırlıklı beslenseler de genellikle akvaryum bitkilerine zararları olmaz. Bunlar zaten bol bitkili akvaryumlarda bakılmalıdır. 

Moliler, yakın akrabaları olan bazı balıklarla melezleşebilirler ve yavru alınabilir. En yakın akrabaları velifera, gambusya ve lepistestir.

Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Oldukça barışçıl olan bu balıklar lepistes, velifera, plati, kılıçkuyruk gibi poeciliidae üyeleri ile bir arada bulunabilirler. Labirent balıkları, sakin çiklit türleri, neon tetra, zebra balığı da bunlarla iyi arkadaşlık eder. Corydoras cinsleri, otocinclus, ancistrus, vatoz gibi balıklar da bunlarla bir arada güvenle barındırılabilirler.

Hangi balıklarla bir arada bulundurulmamalıdırlar? Saldırgan ve iri yapılı balıklarla bir arada bulundurulmamalıdırlar.

 

 

 

Velifera Üretimi (Poecilia velifera)

Molinin çok yakın akrabası olan bu balık, aslında irice bir cins molidir. Bazı özellikleri ile molilerden ayrılır. 

Anavatanı Orta Amerika'nın tatlı ve yarı tuzlu suları olan velifera, ırmakların denize döküldüğü yerlerde yaşadıkları için tuzlu suya da adapte olmuşlardır. Bu yüzden bulundukları akvaryumun suyuna 10 litreye 2-3 çay kaşığı tuz (kaya tuzu) atmak gerekir. 

Erkekleri 6, dişileri 8 cm. civarındadır. Erkekleri gonopodları sayesinde dişilerden ayrılır. Ayrıca erkeklerinin yelken gibi son derece gösterişli sırt yüzgeçleri vardır. bu sırt yüzgeçlerinin düzgün gelişebilmesi için yüksek bir akvaryuma (en az 40 cm.) ihtiyaç duyarlar, aksi halde sırt yüzgeçleri gelişemez. 

 

24-28°C sıcaklığı severler. pH 6-8 arasında olmalıdır. Bol akıntılı suları severler. En az 80 litrelik ve yüksekçe (40 cm. ve yukarısı) bir akvaryumda bakılmaları gerekir. Bol bitkili akvaryumlardan hoşlanırlar. en az 5-6 bireylik bir grup halinde bakılmaları önerilir. Bakımı biraz tecrübe gerektiren bu balığın üretimi kolay olsa da diğer poeciliidae üyelerine göre daha zordur.

 

Velifera, bitkisel ağırlıklı beslenir. Tıpkı moli gibi spiriluna yosunu başta olmak üzere yenilebilen her türlü yosuna bayılırlar. Yemleme konusunda sıkıntı yaşatmazlar. Bunlara da yosun bulunmadığı taktirde haşlanmış ıspanak yaprağı verilebilir. Bunun dışında kaliteli kuru yemleri de reddetmezler. 

 

Veliferanın üretimi diğer poeciliidae üyelerine göre biraz zordur. Dişiler 2 ayda bir ortalama 10-50 arasında yavru dünyaya getirir. Yavruları oldukça iridir. Kendi yavrularına zarar vermezler. Bulundukları akvaryumda başka türden balıklar yoksa doğum yapmak üzere olan dişiyi ayırmaya gerek yoktur. Eğer bulundukları akvaryumda başka türden balıklar varsa doğum yapmak üzere olan dişiyi 20 litrelik bir tanka almak gerekir. Moliler gibi bunlar da yavruluklarda üretilmemelidirler; ölü doğum olabilir, yavrular erkek doğabilir ve hamile balık stresten dolayı kaybedilebilir. 6 aylık olduklarında üremeye hazır hale gelirler.

Veliferaların da çok çeşitli varyeteleri geliştirilmiştir. Bunlardan başlıcaları; altın (sarı), turuncu, gümüş, dalmaçya, balon velifera cinsleridir. Balon molilerde olduğu gibi balon cinsi veliferalar da laboratuarlarda üretilmiş mutasyon balıklarıdır.

Erkekleri, hemcinslerine karşı oldukça saldırgan olan veliferalardan akvaryumda sadece bir tane erkek bulundurulması gerekir. Aksi taktirde baskın erkek diğer erkekleri hırpalar, ölümlerine sebep olabilir. Akvaryum 100 litreden büyükse ve bol bitkili ise birden fazla erkek bulundurulabilir. Bu durumda şiddetin dağılması için 4 erkek koyulabilir.

 

Yakın akrabaları olan bazı balıklarla melezleştirilebilir ve yavru alınabilir. Veliferaların en yakın akrabası molilerdir. Moli-velifera melezi balıkları inanılmaz derecede gösterişli balıklar olduğu bilinmektedir. Bunun dışında da lepistes ve gambusya da yakın akrabaları sayılabilirler.

 

Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Moli, lepistes, kılıçkuyruk, plati gibi poeciliidae üyeleri ile bir arada bakılabilirler. Küçük çiklit türleri, labirent balıkları, labeo balıkları ile bir arada bulundurulabilen veliferalar corydoras türleri, otocinclus, ancistrus, vatoz, tetra türleri, rasbora, zebra, danio gibi balıklarla da barış içinde yaşayabilirler.

 

Hangi balıklarla bir arada olmamalıdırlar? Saldırgan balık türleriyle bir arada olmamalıdırlar.

 

 

Plati Üretimi (Xiphophorus maculatus)

Poeciliidae ailesinin en bilinen üyelerinden biridir. Doğal olarak Guetamala, Honduras ve Meksika'daki tatlı sularda yaşarlar. Küçük, yuvarlak ve sevimli balıklardır. Erkekleri 4, dişileri 6 cm. civarındadır. Erkek platilerde de anüs yüzgeci gonopod şeklinde gelişmiştir. 

Doğal örnekleri kahverengi ve gri tonlu renklere sahip olan platilerin, çeşitli melezleştirme ve seçici üretim yöntemleri ile birbirinden güzel ırkları üretilmiştir. Tuxedo, calico, wag tail, mond, fantom, korallen, simpson, sunset, blutendes herz, mickey mouse, gold, golden neon, golden moon, lirkuyruk, sarı, mavi, kırmızı, albino ırkları başlıcalarıdır. En yaygın ırkları calico, kırmızı ve fantom ırklarıdır.

Plati bir grup balığıdır. En az 30 litrelik bir akvaryumda bakılmalıdırlar. 6-10 bireyden oluşan bir grup halinde ve 1 erkeğe en az 2 dişi düşecek şekilde bakılmalıdırlar. 20-28°C sıcaklıktan hoşlanırlar ve pH 7-8 arasında olmalıdır. ayrıca bulundukları akvaryumda bol bitki bulunması faydalıdır.

3-4 aylıkken üremeye hazır hale gelirler. Üretimleri kolaydır ve özel şartlar gerektirmezler. Yetişkin bir plati her ay ortalama 20 yavru dünyaya getirir. Erkekler sürekli dişilerin peşinde gezer. Dişilerin hamile olduğu, karınlarındaki şişlikten ve arka kısımdaki koyuluktan anlaşılır. Arka kısımları simsiyah olmuşsa doğum yakında gerçekleşecek demektir. Platiler genellikle yavrularını yemezler, daha çok genç platiler kendi yavrularını yeme eğilimindedirler. Yine de doğum yapacak platiyi ayrı ve bitkili bir tanka almakta fayda vardır. ayrı bir tank imkanı bulunmuyorsa doğum için yavruluklar kullanılabilir. Yeni doğan yavruları artemia ve yumurta sarısı ile besleyebilirsiniz, birkaç hafta sonra kuru yemlerden verebilirsiniz.

Her türlü kuru yemi severek yiyen platiler, beslenme konusunda sorun yaşatmazlar. Yosun, çeşitli bitkisel yemler ve böcek larvalarıyla beslenebilirler. 

Platiler, yakın akrabaları olan balıklarla melezleşebilirler ve bu melezleşmelerden yavru alınabilir. Plati varyetelerinin geliştirilmesinde kılıçkuyruk balıkları (xiphophorus helleri) da kullanılmıştır. Akvaryumlarda bakılan platilerin çoğunda kılıçkuyruk genleri de vardır. aynı şekilde kılıçkuyruk varyetelerinin çoğunda da plati genleri vardır. 

Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Lepistes, kılıçkuyruk, moli, velifera, corydoras türleri, tetra türleri, otocinclus, ancistrus, danio, zebra balığı, küçük ve sakin çiklit türleri ve labirent balıkları ile bir arada bulundurulabilirler.

Hangi balıklarla bir arada olmamalıdırlar? Japon balıklarına zarar verebilecekleri için bunlarla bir arada bulundurulmamalıdır. Etçil ve saldırgan balıklarla da bir arada bulundurulmamalıdır. Scalare (melek balığı) plati ile aynı akvaryumda bulundurulabilirse de platiler bunların geniş yüzgeçlerine zarar verebilirler.

 

 

 

Kılıçkuyruk Üretimi (Xiphophorus helleri)

Platinin çok yakın akrabasıdır. Anavatanı Orta Amerika'nın tatlı sularıdır. İnce uzun balıklardır. Erkekleri kuyruk hariç 10 cm. ve dişileri 12 cm. kadar büyüyebilir. Erkekler dişilerden daha ince yapılıdır ve gonopodları vardır. ayrıca erkeklerin kuyruklarının alt kısmı kılıç şeklinde uzamıştır. Kuyruklarıyla beraber erkeklerin boyu 15 cm. olabilir.

Doğal örnekleri kahverengi ve yeşil renkli olmasına karşın seçici üretim yöntemleri ve melezleştirme çalışmaları sonucunda çok çeşitli ırklar elde edilmiştir. En bilinen varyeteleri şunlardır: Fantom, gümüş, sarı, calico, tuxedo, siyah, yeşil, kırmızı, sarı, albino, lirkuyruk varyeteleridir.

20-26° C sıcaklıktan hoşlanırlar. pH 6-8 arasında olmalıdır. En az 80 litrelik bir akvaryumda ve grup halinde bakılmaları önerilir. Bitkili akvaryumları severler.

Diğer poeciliidae üyeleri gibi kılıçkuyruklar da grup balıklarıdır. En az 4-6 bireyden oluşan bir grup halinde bakılmalıdırlar. Grup, 1 erkeğe 5-6 dişi düşecek şekilde ayarlanmalıdır. Akvaryum 80 litreden küçükse grupta sadece 1 erkeğin bulundurulması gerekir çünkü baskın erkek diğerlerini hırpalar. 4 erkek balık koymak daha doğru olur çünkü baskın erkeğin saldırganlığı dağılabilir. 

Kılıçkuyrukların ilginç özelliklerinden biri de dişilerin erkeğe dönüşmesi özelliğidir. Yaşadıkları ortamda erkek kılıçkuyruk bulunmuyorsa baskın olan dişi kısa sürede erkeğe dönüşür. Bazen de hastalık atlatmış ve yaşlanmış dişiler durup dururken erkeğe dönüşebilir. 

Erişkin bir dişi ortalama her ay 20-100 arasında yavru verebilir. Yavruları kesinlikle erişkinlerden ayırmak gerekir, av olabilirler. Hamile balığın yavruluğa konması genelde tavsiye edilmez. Strese girip kendisine zarar verebilir. Bunun yerine küçük ve bol bitkili bir üretim tankı kullanılabilir. Bitki bulunmazsa rafya kullanılmalıdır. 

Yavrular artemia ile beslenmelidir. 3-4 aylıkken üremeye hazır hale gelirler.

Kılıçkuyruk konusunda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, akvaryumun üzerinin kapatılmasıdır. Akvaryumun üzeri hava alabilecekleri ama dışarı atlamalarını engelleyecek şekilde kapatılmalıdır. Bu balıklar sıklıkla tanktan dışarı atlayabilirler.

Yakın akrabaları ile melezleşebilen kılıçkuyrukların varyetelerinin oluşturulmasında platiler önemli bir paya sahiptir. Piyasada bulunan birçok kılıçkuyrukta plati genleri vardır. Aynı şekilde, piyasadaki platilerde de kılıçkuyruk genleri olduğundan daha önce bahsedilmişti.

Hangi balıklarla bir arada beslenebilir? Lepistes, plati, moli, velifera gibi poeciliidae balıkları kılıçkuyruklara iyi birer arkadaş olabilirler. Çeşitli tetra türleri, labirent balıkları ve küçük yapılı çiklitler de kılıçkuyruklarla beraber beslenebilirler. Bunun dışında corydoras cinsleri, otocinclus, ancistrus, vatoz gibi balıklar ve labeo türleri de kılıçkuyrukların bulundukları akvaryumlarda güvenle bulundurulabilirler.

Hangi balıklarla bir arada olmamalıdırlar? İstisnai durumları olsa da scalare ile bir arada bulunmaları sakıncalı olabilir. Kılıçkuyruklar, bunlara karşı çok saldırgan bir tutuma girebilirler. Aynı şekilde japon balığı ile bir arada beslenmeleri de sakıncalıdır. Bunların dışında, çok iri yapılı ve etçil balıklarla da bir arada bulundurulmamalıdır.



Japon Balığı Üretimi ;

Japon balıkları 1 yaşında üreme çağına ulaşırlar. En verimli yaşları 3. yaşlarıdır. Üremeye hazır bir erkeğin solungaç kapaklarında ve yan yüzgeçlerinde beyaz beneği andıran beyaz noktacıklar oluşur. Fakat japon balıkları bir takım yapay seleksiyonlara uğradıkları için noktalar her balıkta gözükmeyebilir. Japon balıkları 10-26 dereceler arası yumurtlayabilirler ancak en uygunu 20 derecedir. Erkeklerle dişileri birbirlerinden ayırıp besiye çekip sonra birleştirmek başarı oranını arttırır. 3 erkek 2 dişilik bir oran tavsiye edilir. 2 derecelik bir sıcaklık artışı üremeyi tetikler. Zamanla veya hemen üreme kovalamacalarının başladığını göreceksiniz. Erkek dişinin karnına vurarak onu kovalar, eğer dişi hazırsa yumurtaları saçar ve yumurtalar ilk değdiği yere yapışır. Yumurtalar dişi tarafından takımlar halinde atılır, genelde en iyisi ilk seferde atılan yumurtalar olur. Erkek, dişi yumurtlar yumurtlamaz yumurtaları döller. İyi bir dişi 500 ile 2000 arası yumurta verir. Döllenmeyen yumurtalar da yapışkandır, ancak birkaç saat içinde beyazlaşır. Mümkünse beyazlaşanları ayırmak gerekir, böylece daha çok yavru kurtarılabilir. Yumurtlama 3 saat sürer, yumurtlama bitince yumurtalar akvaryumda bıraklıp yumurtlayan çift ve varsa diğer tüm balıklar akvaryumdan alınmalıdır. Alındıktan sonra %1'lik metilen mavisinden litre başına bir damla düşecek şekilde damlatılmalıdır. Solüsyonunuzun yüzde kaçlık olduğunu bilmiyorsanız önlem olarak bu oranın 1/3 ünü kullanın ya da en garantilisi öğrenin. Metilen mavisinin fazlası yavruları öldürecektir.

 

Japon balıkları genellikle sabah ışığında sıcak sulara yumurtlar. Yumurtalar önce arkadan çıkmaya başlar. İlk önce kuyruğu farkedilir. Kafaları çıktığında boyları 1,5 ile 3 milimetre arası olur, tabi bu arada kocaman bir yumurta keseleri de kendilerine eşlik etmektedir. Bu yarı saydam yavrular rahatsız edilmemelidir. Eğer bitki veya kaya gibi bir şeyin üzerindelerse tabana düşünce endişelenmeye gerek yoktur. 18 derecede 8 gün sonra hava keseleri dolacak, göğüs yüzgeçleri çıkacak ve ağzına sığacak her yemi yemeye başlayacaklardır. Bu süre sıcaklık arrtıkça düşer ancak sıcaklık arttıkça daha fazla yumurta mantarlaşır. Yavruları iyi yemlemeli ancak akvaryumdan 20 dakika içinde yiyemedikleri yemleri çıkarmalısınız. Balıklar büyüdükçe onları daha büyük akvaryumlara almanız gerekecektir.

 

Besleme konusunda şu sırayı takip etmelisiniz:

 

Serbest yüzmeden sonra: Günde bir öğün çok iyi haşlanmış yumurtanın iyice ezilmiş sarısı (suyu bozar çok dikkatli vermek gerekli), yulaf ezmesi veya etrafınızdaki akvaryumcularda satılan sıvı yemler, yiyebiliyorsa ana yem olarak artemia. 

2 haftadan sonra: Artemia ve infuseria 

3 haftadan sonra: Ezilmiş kuru yemler kullanılabilir. 

 

İlk 4 hafta günde 3 kere yemleyin. 

4 Aylık olana kadar günde 2 defa yemleyin. 

Sonra günde bir defa yeterli olacaktır. 

Her zaman 20 dk içinde yenmeyen yemleri yavruları da çekmeden dikkatlice sifonlamanız gerektiğini unutmayınız.

Labirentliler, Beta Balığı Üretimi


Üretimde kullanılacak çift, 5 cm den küçük ve rengini kaybetmiş olamamalıdır. Önceden hazırlanmış ve ikiye bölünmüş akvaryuma bir tarafa dişi, diğer tarafa ise erkek alınır. Isı 30 0C’ye çıkarılır ve havalandırma durdurulur. Erkek, dişiyi karşısında görünce o günden itibaren köpük yuvayı yapmaya başlar. Yuva yapma işi bir hafta kadar sürer. Bu sürede dişi çok iyi beslenmelidir özellikle canlı yemlerle. Dişinin hazır olduğunu karnının şişmesinden ve erkekle ortadaki cama gelip birbirlerine kur yapmalarından anlaşılabilir. Bir haftanın sonunda belirlenen saatte ortadaki cam, köpük yuvayı bozmayacak şekilde yavaşça kaldırılır. Dişinin hızla köpük yuvanın altına yüzdüğü gözlemlenir. Erkek hemen dişinin vücudunu sarar ve burnuyla dişinin karnına yavaşça dokunur. Bu sırada yumurtalar dökülmeye başlar aynı anda ise erkek de spermlerini salgılar ve döllenme gerçekleşir. Dişi bu arada 1-2 dakika baygın kalır. Yumurtaların aşağı düştüğünü gören erkek hızla yumurtaları köpük yuvaya yerleştirir. Bu işlem bittikten sonra dişi mutlaka ayrılmalıdır yoksa erkek, dişiyi yumurtaları tehdit edecek unsur olarak göreceğinden dişiye zarar verecektir. Yumurtalar 3. günden itibaren çıkmaya başlayacak, erkek bu çıkan yavruları da hareket ettiğinden dolayı, içgüdüsel olarak yumurtalara zarar verecek tehdit olarak algılamaya başlayacak ve çıkan yavrulara zarar vermeye başlayacaktır.

 

 


 

 


Üçüncü günden sonra ise erkek yavrulardan ayrılmalıdır. Çıkan yavrular Artemia ya da toz yemlerle beslenmeli, ısı 30 C den, 28 C’ye düşürülmelidir. Yorgun düşen dişinin, tekrar üremesi için 1 ay beklenmelidir.

 

 

 


Betaların üretimi kolay olmakla beraber biraz özen ister. Yılın her ayında yumurta dökseler de en elverişli aylar; eylül, ekim aylarıdır. Dişi beta ömrü boyunca ancak 10 kez yumurta dökebilir. Üretimleri için orta boy bir akvaryum kullanılmalı ve ortasından ikiye bölünmelidir.10-20 cm. dinlendirilmiş su ile doldurulan akvaryum erkek betanın yapacağı hava kabarcıklarını tutmaları için su üstü bitkileriyle şekillendirilmelidir.

 

 

Erkek ve dişi ikiye ayrılmış akvaryumun iki yanına ayrılarak konulur, dişiyi camın arkasından gören erkek balık bir miktar kur yaptıktan sonra süratle yuvayı yapmak için çalışmaya başlar. Su üzerinde sabun köpüğünü andıran yuvanın kalınlığı ortalama 2cm kadar bir yer kaplar. Erkek balık yuvayı ağzına aldığı hava ve tükürük salgısıyla oluşturduğu baloncuklarla kurar ve yuva bitince camın diğer yanındaki dişiye yönelir ve kur yapmaya başlar, solungaç ve yüzgeçlerini kabartır, rengi daha parlak ve canlıdır. Erkeğin kurlarına cevap veren dişi beta; erkeği izler, onun hareketlerini taklit eder, solungaçlarının hemen arkasında dikine çizgiler oluşur, karnı şişer, anal kısmında toplu ine başı büyüklüğünde bir beyaz nokta görülür, rengi daha canlı ve parlaktır. Dişi beta yumurtlamaya hazır değilse erkekten uzaklaşır, rengi soluk ve yatay çizgileri vardır. Dişi ve erkeğin hazır oldukları görüldükten sonra aradaki cam alınır. Bir müddet birbirlerini tartan çift, kur yapmaya devam eder.

Erkek dişiye yuvayı işaret edercesine suyun üstüne doğru yüzer, dişide onu takip eder, yuvanın altında erkek yarım ay şeklini alarak dişiye sarılır, dişide kıvrılarak erkeğe sarılır daha sonra dişi erkekten ayrılarak yuvanın altında karnı üste gelecek şekilde hareketsiz yatar ve 10-20 yumurta bırakır, erkek bu yumurtaları hemen yakalayarak yuvadaki köpüklerin içlerine bırakır.Bütün yumurtaların yerleştirilmesi bittiğinde dişi normale döner ve kucaklaşma yeniden yaş

anır.

Bu kucaklaşma ve ayrılmalar bir saat kadar sürer ve bu süre zarfında 200-500 kadar yumurta yuvaya yerleştirilir. Yumurtalar süt beyazı renklidirler. Yumurtlama işlemi bitince dişi beta akvaryumdan alınır. Erkek beta yuvayı ve yumurtaları korumak için akvaryumda kalır. Yuvadan düşen yumurtaları ağzıyla yerlerine yerleştirir. Yumurtalar 2 günde çatlar ve gözle görülebilen yavrular çıkarlar. Erkek betanın görevi devam etmektedir, yuvadan uzaklaşan yavruları ağzıyla alarak yuvaya koyar.

 

 

Eğer yavrular yuvada durmuyorlarsa erkek beta yuvayı dağıtarak yavruları yiyebilir fakat bu ender görülen bir olaydır. Buna neden olmamak için akvaryumda ısı değişimi, sarsıntı, hava sirkülâsyonu olmamalıdır. 5-6 gün sonra yavrular kendi başlarına yaşayacak duruma gelirler, bu durumda erkek beta yavruları yememesi için akvaryumdan alınmalıdır. Yavrulara bakmak oldukça özen isteyen bir iştir. İlk günlerde yumurta sarısı ve enfüzvuar ile beslenmelidirler.

 

Daha sonra ki günlerde yavru yemleri verilebilir, yemleme hemen bitecek kadar yapılmalı, akvaryumun temizliği korunmalıdır. 3 aylık olan yavruların cinsiyetleri belirmeye başlar ve bu dönemden sonra erkekler ayrı ayrı akvaryumlara konulmalı ve kavga etmeleri engellenmelidir. Erkek betaların kavgacı özelliklerinden dolayı ayrılmaları ayrı ayrı birçok küçük akvaryum ihtiyacı doğurur. 

 

 


Üreme çifti:

Erkek ve dişi balığın aynı boyda olduğundan emin olun. Dişiler biraz daha küçük boylarda olabilirler ancak çok genç bir erkeği veya çok genç bir dişiyi yaşlı bir eş ile eşleştirmeyin. İkisinden biri yaralanacaktır.

 

Çifte Kondüsyon Kazandırma:

Çifti iyi besleyin, mümkünse canlı yem (artemia) verin ve sularını mümkün olduğu kadar temiz tutun. Birbirlerini bir kaç gün görmelerine izin verin. Erkeği üreme tankına almadan bir kaç gün önce ise dişiyi erkeğin görüş alanından çıkartın.

 

Üreme Tankı:

Suyu seviyesi 10-12 cm'den yüksek olmayan, küçük (ben 5 litre kullandım) bir akvaryum seçin. Köşeye bir pipo filtre koyun, ısıtıcının sıcaklığını 26.5 dereceye getirin. Plastik bir kapak veya kesilmiş strafor bardağı (genelde çay, kahve için kullanılır) köpük yuvada kullanın. Plastik veya canlı bitkileri ise dişilerin saklanması için bulundurun. Bu tankta taş veya kum bulunmamalıdır. Akvaryuma önce erkeği koyun, çevreye bir saat kadar alışmasını bekleyin. Daha sonra cam bir kap içinde dişiyi erkeğe gösterin, böylece erkek hemen dişinin yanına gidemeyecektir. Bu andan sonra birbirlerine ilgi göstermeleri lazım. Erkeğin ise dişiye kur yapması ve köpükleri yapmaya başlaması lazım. Pek çok defa karnı dolu dişiyi koyduğum anda erkeği görünce yumurtalarını bırakmaya başladı. Bu durumda dişiyi derhal erkeğin yanına bıraktım.

 

 

Köpükten yuva iyi bir boyuta geldiğinde ve dişi çizgilerini belirginleştirip kafasını aşağıya doğru indirince dişiyi serbest bırakın. Bu arada üreme tüpünün çıkmış olduğunu konrol edin.

 

Dişiyi bıraktığınız zaman bir miktar kovalama ve ısırmalar olabilir, eğer çok kötü derecede kavga etmiyorlarsa onları yalnız bırakın. Eğer biri veya ikisi de çok darbe alırsa hazır değiller demektir. Bu durumda dişiyi tekrar cam kaba alın. Üreme esnasında bazı çekişmeler olur ancak bu durumun çok uzun sürmesine izin verilmemelidir. Çiftlerin hazır olması 4-5 günü bulabilir. Hazır olduklarında erkek dişiyi yuvaya çekecektir, dişi de erkeği takip edecektir. Eşleşme herhangi bir yerde 1 saat ile 4-5 gün arası sürebilir. Erkek dişiyi saracak ve yumurtaları bu şekilde dişiyi sıkarak alacaktır. Bu sırada yumurtalar akvaryumun tabanına düşer. Dişi bir kaç saniye öldürülmüş gibi hareketsiz kalabilir. Erkek ise yumurtaları tabandan toplar veya yere inmeden yakalar ve yuvaya yerleştirir. (Bir çiftimde ise erkek hiç bir şey yapmamıştı ve dişi yumurtaları alıp yuvaya taşımıştı.)

 

Yumurtlama bitince dişi erkekten uzaklaşır ve saklanır. Dişi erkeği rahatsız etmez, genellikle düşen yumurtaları toplamakla meşguldür. Yumurtlama bitince yuvaya zarar vermeden dişiyi ayırın çünkü yumurtalarla ilgilenip onları yemeye başlayabilir. Yumurtalar tuz tanelerinden biraz daha büyüktür. Onları yuvada asılı olarak görmek için muhtemelen bir büyüteçle bakmanız gerekecektir.

 

 


Yavruları Yetiştirme:

Yumurtlama bittikten ve dişiyi ayırdıktan sonra hem dişinin akvaryumunu hem de üreme akvaryumunu Maroxy ile ilaçlamalısınız. Bu dişideki enfeksiyonları ve yumurtalardaki mantarı engeller. (Maroxy yurtdışında satılan bir mantar ilacı. Ülkemizdeki muadilinin Mikofish olduğunu düşünüyorum.) Aynı zamanda akvaryumun üzerini cam veya streç film gibi bir şeyle kaplamanız gerekir. Bu sayede akvaryumun üzerindeki hava daha nemli ve sıcak kalacaktır. Yavruların labirentleri gelişmeye başladığı zaman (yaklaşık 5 veya 7 hafta içinde) ve hava almak için yüzeye geldiklerinde yukarıda soğuk hava varsa zatüreden ölebilirler. Ben yukarıdaki korumayı yuvruları büyütüp satana kadar tutuyorum.

 

Salata ve suyunuzu alarak infusoria kültürünü başlatın veya düz yumurta döken balıklar için mikro yemlerden alın. Önce yavrular keseli olacak ve yem yemeyeceklerdir. Yumurtaların çıkmasından 2 gün sonra veya serbest yüzmeye başladıklarında yemlemeye başlayın. 2 haftalık olduklarında ise artemiaya ve/veya mikrokurta başlamalısınız. Mikrokurtlar bulunması zor olsa da daha iyi seçimdir, artmiaları en fazla 5 gün yaşatacağınızdan 2 kapta çıkartmanız gerekir. Yavrular küçük porsiyonlarla yaklaşık 4 saatte bir yemlenmelidir.

 

Yumurtlamadan 36 saat sonra kuyruklu siyah noktaların yuvadan düştüklerini gözlemleyeceksiniz. Erkek dibe gidip yavruyu alıp tekrar yuvaya koyacaktır. Yavru yatay olarak serbest yüzmeye başlamışsa artık erkek çıkarılabilir. Eğer iyi bir bakıcı değilse ve yumurtaları yiyorsa babayı daha erken çıkmarmakta fayda var. Bu nokta önemli, kaç yavru olduğuna dikkat etmelisiniz. Başta iyi bir baba olsa da bir süre sonra yumurtaları yiyebilir. Bu durumda erkeği ayırın, dibe düşen yavrular serbest yüzüşe geçeceklerdir.


 

Yavrular yetişirken suyu temiz tutmalısınız. (Ne kadar orjinal bir fikir değil mi? ) Hava hortumunun ucuna çok minik bir tüp koyarak veya vakumlu damlalıklar kullanarak dipteki pisliği temizleyebilirsiniz. Çektiğiniz suyu daha temiz su olan bir kaba koyun ve içinde yavru olup olmadığını kontrol edin. Yavru varsa plastik kaşık ile alıp akvaryuma atın. Eklenecek su yavruları üşütmemesi için aynı derecede olmalı, lora ve kloarminden arındırılmış olmalıdır.

 

Beta yavruları yumurtadan yeni çıktıklarında çok çok miniklerdir ve yavaş gelişirler. 3 ay sonra bile hala çok küçüktürler. Renk ve şekillerini almaları yakşalık 30 hafta kadar sürer. Yemleme zamanı gelene kadar genellikle akvaryumun dibinde hareketsizce dururlar ve aktif değillerdir. Yavrular büyükçe daha dikkat etmelisiniz. Erkekler büyüdükçe birbirlerine karşı daha agresif olurlar. Bu anda artık erkekleri ayrı ayrı bölümlere almanın vakti gelmiştir. Dişiler birarada olduğunda sorun olmayacaktır ancak çok sayıdalarsa suyu yükseltmek hatta çok kalabalık olmamaları için daha büyük hacimli akvaryumlara almak gerekir.

 

Erkeği ayırdığınızda çok tuhaf davranır. Yavrulara bakmaktan ve yumurta taşımaktan yorulmuştur. İşi bittiği için depresif bile olabilir. Onu iyi besleyin ve suyuna 4 litreye bir çay kaşığı olmak üzere tuz ekleyin. Bir kaç gün içinde düzene girecektir. Bir çift yumurtladıktan sonra çok kısa süre içerisinde tekrar yumurtlayabilirler. Yeterli yeriniz ve sisteminiz varsa tekrar üretime alabilirsiniz ancak en az iki hafta beklemelisin yoksa çifti formdan düşürürsünüz. Eğer elinizde çok fazla yavru varsa tekrar üremelerinden endişe etmeyin. Dişi döllenmemiş yumurta dökmeye ve erkek köpükten yuva yapmaya devam eder. Bu aktiviteler hiçbirini incitmeyecektir.

Gurami üretimi

Gurami üretimi zor degildir. Baliklarin üreme için hazir olmasi gerekmektedir. Baliginizin hazir oldugunu, erkek Gurami\'nin köpük yuva yapmasindan anlayabilirsiniz. Akvaryumunuzda su üstü bitkisi ya da yüzer bitki bulundurmaniz sarttir. Erkek gurami bu bitkilerin yogun oldugu bir köseye agzi ile deterjan köpügü gibi hava kabarciklari dizmeye baslar ve disiyi kovalar. Erkegi, sivri üst yüzgecinden ve parlak renklerinden anlayabilirsiniz.

1- Erkek köpük yuva yapmaya baslamissa ve disinin karni sismisse yavrular geliyor demektir.

2- Üretim akvaryumu, daha fazla yavru yasatabilmek için sarttir. Dikkatli bir gözlem ile ana tanktan da yavru alabilirsiniz ancak çok fazla kayip olmasi kaçinilmazdir.

3- Baliginiz ana tankinizda yuva yapmissa ve yuvaya kimseyi yaklastirmiyorsa yumurta var demektir. Bu durumda baligi akvaryumdan çikartmayin. Ancak akvaryum küçükse disiyi kaybedebilirsiniz. Yumurtadan yavru çikmasini bekleyin. Ilk yavruyu gördügünüzde su üstündeki tüm yumurtalari bir kaba doldurarak ayirin. O köpüklerin içinde yavrular vardir.

4- Bir üretim akvaryumu söyle olmalidir: a- 50 lt civari bir akvaryumu bu ise ayirin. Tabana hiç birsey koymayin. b- Oturmus bir akvaryumdan su doldurun. Bu mümkün degilse akvaryuma su doldurduktan sonra 1 hafta bos tutarak filtreyi çalistirin, havalandirin. c- Su üstü bitkileri bulundurun. Bulamiyorsaniz bir köseye stafor koyun. Staforu bir vantuz ile cama sabitleyebilirsiniz. Stafor ile cam arasinda 10 cm kadar bosluk olsun. Yuvayi o bosluga yapacaktir. Böylece yuva dagilmaz. c- Sicakligi 27 derece civarinda sabitleyin. d- Akvaryumu bir cam ile ikiye bölerek bir tarafa disiyi diger tarafa erkegi koyun. Erkek köpük yuva yapacaktir. Disi yuvayla ilgileniyorsa aradaki ayraci kaldirin. Gözleyin. Disi sürekli kaçiyor ve hirpalaniyorsa tekrar ayirin. Bir süre daha bu sekilde baliklari besleyin. Iyi besleme ile 1-2 hafta içinde baliklariniz yavrulamak için uygun hale gelir.

5- Yumurtlarken, erkek nal sekli alarak disiyi kucaklar. Yumurtlama biter bitmez disiyi ayirin. Bir kaç gün sonra ilk yavrulari görürsünüz. Akvaryumu çok dikkatli gözleyin. Yavrular çok ufaktir. Ilk yavrulari gördükten sonra erkegi de ayirin. Bu arada akvaryumu isiktan yalitmak gereksizdir. Böyle bir islem yapmayin.

6- Yavru bakimi çok zordur. Baliginizin büyüklügüne bagli olarak, 100 ile 1000 arasi yavru çikabilir. Bunlardan çok azini yasatabilirsiniz. Yavru yasatabilmek için, akvaryum sicakligi kadar oda sicakligi da önemlidir. Oda soguksa 1-2 hafta sonra baliklarin labirentleri iltihaplanarak çogu ölür. Yavru beslemek için infusuar gerekiyor. Infusuar tabletleri nadiren de olsa akvaryumcularda bulunabiliyor. Ya da kendiniz üretmelisiniz. Bunun bilgilerini internette bulabilirsiniz. Bir süre sonra mikrokurt vermelisiniz. Kaliteli mikro yemler de verebilirsiniz. Besleme çok önemlidir. Birçok yavru bu esnada kaybedilmektedir.

MeLek Balığı Üretimi


 

Güney Amerika’nın tatlı suları anavatanlarıdır. Doğal olarak Amazon Nehri’nin Peru’daki kollarında ve Ekvator’da bulunurlar. 15 cm. kadar büyüyebilirler.


En az 100 litrelik akvaryumlarda beslenmelidirler ve akvaryumun yüksekliği en az 40 cm. olmalıdır. pH 6,5-7,5 arasında olmalıdır. 25-28°C sıcaklığı severler. bakımı biraz tecrübe gerektirir. Discuslarla çeşitli yönlerden benzerlik gösterirler. Vücutları yanlardan basıktır. Son derece zarif balıklardır ve melek balığı adını hak etmiş bir hayvandır. Seçici üretim yöntemleri ile çeşitli varyeteleri üretilmişse de en değerli olanları kırmızı gözlü olanlarıdır. Renkleri metalik maviden sarı, yeşil tonlarına kadar değişebilir. Bazılarının vücutlarında enlemesine bantlar vardır.

Cinsiyet ayırımı yapmak güçtür. Üreme dönemlerinde cinsiyetleri anlaşılabilir. Yetişkin erkeklerin alınlarında hörgüç biçiminde bir çıkıntı bulunur. Üreme zamanlarında erkeklerin üreme tüpü ince ve sivridir, dişilerinki kalın ve yuvarlak uçludur. Bitkisel ve hayvansal olarak beslenebilirler. özellikle spiriluna yosunu bunlar için ideal bir bitkisel besindir. Bunun dışında kaliteli kuru yemler yerler. Artemia, marul ve haşlanmış ıspanak yaprağı verilebilir. Doğal yaşama alanlarından akvaryumlara getirilen melek balıklarını akvaryum ortamına alıştırmak ve bu ortamda yaşatmak çok güçtür. Buna karşılık akvaryumlarda üretilmiş olan evcil ırkların bakımları kolaydır. İyi bir filtrasyon gerektirirler. Kaliteli yemler kullanmak ve düzenli su değişimleri yapmak gerekir. iyi bakıldıkları zaman 10 yıl ve daha fazla yaşayabilirler. Gençken sürü halinde yaşayan melek balıkları, cinsel olgunluğa eriştikten sonra eşleriyle beraber dolaşmaya başlarlar ve akvaryumun belirli bir bölgesini sahiplenerek Teritoryal bir davranış içine girerler. Genellikle tek eşli balıklardır. Bitkilere zarar vermezler, kumları kazmazlar.

Rasbora, corydoras cinsleri, labirent balıklarının sakin türleri, Moli, Lepistes, neon tetra ve sakin küçük çiklit türleri ile bir arada bulundurulabilirler. Ama çok küçük balıkları yiyebilirler. Bu yüzden de Lepistes ve neon tetra gibi minik balıklarla beraber beslerken dikkatli olunmalıdır. Akvaryumda stres yaratıcı, çok hareketli balıkların bulunmasından kaçınmak gerekir. özellikle kuyruk kemiren balıkların bunlarla bir arada bulundurulması sakıncalıdır. Strese girdiklerinde yemden kesilirler ve sağlıkları bozulabilir, ölebilirler. Bitkili akvaryumları severler. Discus balıkları ile bir arada bulundurulmamalıdırlar.

Melek balıkları kendi eşlerini kendileri seçerler ve belli bir bölgeyi sahiplenirler. Bu bölgeye de diğer balıkların yaklaşmasına izin vermezler. Üretim için geniş yapraklı bitkiler kullanılabilir. Bazı hobiciler üretim için 5-10 cm. kalınlığında ve 30-40 cm. uzunluğunda bir mermer parçasını akvaryuma dikine yerleştirirler. Akvaryumda bu şekilde birkaç yer oluşturulabilir. Akvaryuma alışan çift, üreme zamanı geldiğinde yumurtalarını yerleştirecekleri bir bölge aramaya başlarlar. Buldukları düz bir yüzeyi yada bir yaprağı temizlemeye başlarlar. Üreme akvaryumunun suyu hafif asitli-nötr (pH 6,0 - 7,0) ve yumuşak olmalıdır. Sıcaklık 26-28° C. Akvaryuma hava motoruna bağlı basit bir sünger filtre koymak hem suyu temiz tutmak hem de sürekli aç dolaşan yavru melek balıklarına ek bir canlı yem kaynağı oluşturmak açısından yararlı olacaktır. Sünger filtrenin üzerinde bir süre sonra yavru balıkların severek yedikleri rotiferler oluşur. Dişi melek balığı, temizlediği dik bir yüzeye 1000 civarında yumurta bırakabilir. Yumurtalar açılana kadar 

Ekekle dişi balık nöbetleşe beklerler. Mantarlaşan yumurtaları imha ederler. Bu arada şunu da belirtmek gerekir; melek balıkları genellikle ilk çiftleşme sonucunda çıkan yumurtalarını yerler fakat olgunlaştıkça bu davranışlarını bırakırlar. suyun ısısına bağlı olarak yumurtalar 48 saat içinde açılmaya başlarlar. Henüz yüzemeyen minik yavruları ağızlarında taşıyan ana-baba melek balığı, günde birkaç kez yavrularının yerini değiştirirler. 1 hafta sonra serbest yüzmeye başlayan yavru melek balıkları, ortalama 1 ay daha ana-babalarının yanında dolaşırlar. Bu sırada yavrulara artemia verilmelidir. Daha sonra (1 aylıkken) ana-babalarının yanından ayrılmaya başlayan yavrular ayrı bir tanka alınmalıdır. İyi bakıldıkları taktirde 1 yaşındayken cinsel olgunluğa erişirler.



Tetra ve barbus üretim

Aşağıda vereceğim bilgiler öncelikle Paracheirodon innesi (Neon Tetra), Paracheirodon axelrodi (Kardinal Neon Tetra), Brachydanio rerio (Zebra) için geçerlidir. Ama yazının sonundaki farklılıklar uygulandığında bir çok tetra ve barbus türü için de geçerlidir.

Üretim için 35cmlik bir akvaryumun dibi misket ile döşenmelidir. Akvaryum misketlerin üzerinde 2cm su olacak şekilde doldurulur. Su yumuşak ve pH 6-7 aralığında olmalıdır. Su sıcaklığı ise 26-28 derece civarında olmalıdır.

Erkek ile dişiler 15 gün önceden ayrılmalı ve iyi şekilde beslenmelidirler. Bu dönemde özellikle canlıyemlerle beslenmeleri kondisyon açısından çok önemlidir.

Akşam üzeri erkekler üretim akvaryumuna konulur. Üretim akvaryumunda kesinlikle yem verilmemelidir. Erkekler eklendikten 24 saat sonra akvaryuma dişiler eklenir. Gece sabaha kadar balıklar yumurtlamayı gerçekleştirmş olurlar. Sabah gündoğumundan sonra balıklar üretim akvaryumundan çıkartılmalıdır.

Akvaryum loş bir ortamda tutulmalıdır. Yavrular yumurtadan çıktıklarında çok küçük olurlar. Gözle görmek çok zordur. Ortalama 3-4 gün sonra yavrular yem yemeye başlarlar. Bu dönemde yavrulara infusaria verilir. Akvaryumda çok fazla infusaria üremesi durumunda 1lt suda 1 tablet permasol (Potasyum permanganat) eritilerek bu karışımdan 1-2 damla akvaryuma damlatılır. 

Yavrular yem yemeye başladıktan sonra hergün su seviyesi 1-2 cm kadar yükseltilir. Su seviyesi 8-10 cm yüksekliğe ulaştığında akvaryumdaki misketler çıkarılır. Bu dönemde pipo filitreler bile yavrular için tehlikelidir. Bu nedenle düzenli dip çekimi yapılmalıdır. Bunun için dip çekimi yapacağınız bölgeye kuvvetli bir ışık tutmak gerekir. Böylece kuvvetli ışıktan kaçan yavrular dip çekimi yaptığımız bölgeden kaçacaklardır ve hortum tarafından çekilmeleri önlenecektir.

 

Diğer tetra ve barbus türlerinde de aynı yöntem uygulanır. Ama aralarda ufak farklılıklar vardır. Mesela diğer türlerin üretiminde misket yerine 3-4 cm uzunluğunda çim benzeri şeyler kullanılır. Ayrıca su yüksekliği de 15-20 cm civarunda tutulmalıdır.

Discus Balığı Üretimi


Discus üretmek için önce bir çift edinmeli veya elinizdeki damızlık diskuslardan çift çıkarmalısınız.Eğer bana sorarsanız kendi damızlıklarınız arasından çift çıkarmanız hem daha az maliyetle bir çifte sahip olduğunuz için hemde balığın beslenmesini ve su koşullarını daha iyi bildiğiniz için daha iyi olacaktır.Eğer bir çift satın almayı düşünüyorsanız öncelikle güvendiğiniz birisinden almanız lazım.Birde aldığınız çiften daha önce yavru alınmış veya yumurtaların larva haline gelmiş olması önemlidir.Çünkü bazen dişi-dişi çift olabiliyor ve yumurtalar döllenmediği için tabikide yavru alınmıyor.Bu nedenle bu konuyu atlamamalısınız.Çifti aldığınız kişiden daha önceden yumurtaların çatlaması sırasındaki su değerlerini öğrenmeniz yavru almaya daha çabuk başlamanız için büyük önem taşımaktadır.Alacağınız çiftin genetik bozukluklarının olmaması ve mümkünse kardeş balıklardan oluşan çifti almayın.Bu durumda  hatalı genlerin olma durumu  daha fazla olacaktır.

Çifti edindiniz. Artık üretime başlayabilirsiniz. Öncelikle çifti 50-50-50 akvayuma ayırınız. Eğer bu ölçülerde akvaryumunuz bu ölçülerden çok fazla büyük olmayan yada çok küçük olmayan bir akvaryumda olabilir. Büyük akvaryumda yavrular çifti bulamazlar veya bulsalar bile daha çok enerji harcayıp ölebilirler. Küçük akvaryumda ise hem su değerleri daha çabuk bozulacak hemde su paremetreleri daha kolay değişecektir. Akvaryuma uygun kaliteli ısıtıcı, hava motoruna bağlı pipo veya sünger  filitre ve pvc boru ve discon koymanız yeterlidir. Işıklandırma eğer gün ışığı gören bir yerse ışığa gerek yoktur. Eğer karanlık bir ortamsa uzaktan gelen loş bir ortam yaratacak bir ışık yeterli gelecektir.

Bütün bunları hazırladıktan sonra ve biyolojik denge oturduktan sonra diskus çiftinizi akvaryuma koyabilirsiniz. Tabiki koyarken çifti alacağınız akvaryumun suyu ile yeni akvaryumun %50-%60 ını bu sudan koymalısınız. Suya alıştıra alıştıra akvaryuma koyduktan sonra artık çiftin formunu koruması için bol proteinli yemler ile beslemeniz gerekecektir. Bunlar yürek karides karışımı ev yapımı yem, sera diskus granül, tetra bits, steril olarak dondurulmuş kan kurdu vb. yemler verebilirsiniz. Bu yemleri verirken balıklar yedikçe vermeniz su değerlerini bozmaması için önemlidir. Akvaryumun dibindeki dışkıları devamlı su değişimleri ile atmanız gerekmektedir.

Artık çiftin formu yerinde ve yumurtlamaya hazırdır.  Bu durumda akvaryuma discon veya para vermek istemiyorsanız pvc boru kestirerek akvaryuma koyunuz. Bir süre sonra kafasıyla iterek, ağzıyla temizlemeye başlar. Bu durumda artık yumurtlamaya hazırlardır ve birkaç gün içersinde yumurtlayacaklardır. Bu durumda artık su değerlerinin ayarlanmasına başlamanız lazımdır.

Su değerleri diskus üretiminin pahalı ve zor olmasının asıl nedenlerinden biridir. Eğer çifti aldıysanız daha önceden çifti besleyen ve yavru alan kişiden öğrendiğiniz su değerlerinde yavru alındığı anlaşılmaktadır. Ancak eğer daha önceden yavru alınmadıysa deneyerek hangi su değerlerinde yumurtlardan yavrulardan çıktığını öğreneceksiniz. Su değerleri erkeğin döl verimi, erkeğin tecrübesi, yumurtaların zarının kalınlığı vs. durumlardan dolayı çiften çifte değişmektedir.Ama yaklaşık su değerleri pH 5-6,5 arası, Kh 1-3 dh arası, iletkenlik 50-180 ms arası, Gh 50-100 mg/l arası olmalıdır.Bu değerler balıktan balığa değişmektedir.Bazı balıklarda bu değerler arasında yer almayan çeşme suyunda da üretim gerçekleşmektedir ancak bu sık rastlanan bir durum değildir.Ve yavru sayısı normalden az olacaktır.Kendi yetiştirdiğiniz diskuslardan çıkan çifte ilk 2 yumurtlamayı çeşme suyunda yavruların yumurtalardan çıkmasını deneyin.Hem çeşme suyunda yumurtların çıkıp çıkmayacağı hem de çiftin tecrübesi artacaktır.Eğer çeşme suyunda üretim yapamazsanız daha sonraki denemenizde işlenmiş, su değerleri verdiğim değerlerde olan damacana sularından alıp 1 seferlik deneme yapınız.Eğer yavrular yumurtadan çıkıyorsa demek ki çifte sorun yok.Çünkü bazen erkek dediğiniz diskus dişi olabildiğinden daha önceden söz ettiğim dişi-dişi durumu vardır.Birde eğer sağlıklı ve düzgün üretim düşünüyorsanız mutlaka elinizde dijital pH ve iletkenlik metre olması lazımdır.Çünkü devamlı su değerlerini kontrol etmeniz gerekecektir.Birde çeşme suyunuz verdiğim değerlerde ama yumurtalar mantarlaşıp çıkmıyorsa bu No3 (nitrat) yüzündendir.Sudaki yüksek nitrat değerleri yüzünden yumurtalar mantarlaşır ve yavrular doğal olarak çıkmaz.Damacana suyu ile denediğinizde yavrular çıkıyorsa bundan sonraki üretimlerde ya damacana suyu yada R/o (ters osmoz) cihazı almanız gerekecektir.Bana sorarsanız hem uzun vadede ayrıca kendi içme suyunuzu da elde edebileceğinizden R/o daha akıllıca olacaktır.R/o suyunun genel değerleri genellikle pH 5,5, ms 0, Kh 0, Gh 0, bir suyunuz olacaktır.Bu suyu çeşme suyunuzun değerlerine göre %30 R/o %70 çeşme suyu, %50 R/o %50 çeşme suyu gibi karıştırarak kullanacaksınız.

Su değerlerinizi ayarlardınız ve çift yumurtları bıraktı.Bu durumdan sonra yavrular çiftin bakımı altına girmiştir.Eğer çiften biri yumurtaların bırakımından yavruların serbest yüzüşe geçene kadar yiyorsa o balığı ayırıp yavrulara bakımı diğer balığa bırakılması veya yumurtladıklar alanın etrafı çifti yaralamayacak bir şeyle etrafını çevirin.Artık larvalarınız serbest yüzüşe geçtikten sonra size yapmanız gerek sadece su değerlerini bozmamak olacaktır.

Yumurtaların bırakılmasından 3 gün sonra yavrular yüzmeye çalışsa da çift izin vermeyecek tekrar yapıştıracaktır.4 gün artık yavrular serbest yüzüşe geçeceklerdir.Bu zamanda yavruların çiftin sırtına çıkacaktırlar.Ancak eğer su değerleriniz kötü ise yani No3 değeriniz yüksek ise yavrular daha zor yüzecek ve çiftin sırtından mukus salgısı yiyemeyecek ve ölecektir.Bu nedenle her gün %10-%15 su değişimi yapmanız gerekecektir.Yavrular çiften mukoza  yiyerek beslenmelerini sağlar.Bu durumda su değerlerini bozmayacak şekilde çifti bol proteinli daha önceden saydığım yemler ile beslemelisiniz ki formunu kaybetmemesini sağlamalısınız.Bu durumdan sonra yavrular 10-12 günlük olduğundan sonra çiften mukus yerken çifte acı vermeye başlayacaktır.Yavruların büyüklüklerine göre 10.-12. Günden sonra günde 3-4 öğün artemia vermeye başlamalısınız.Artemia ile beslediğinizde çifte daha az saldıracaklardır.Ancak artemia vermeye başladıktan sonra su değerleri daha kolay bozulacağından günlük su değişimlerini de artırmalısınız.Artık yavrular 20-22 günlük olduktan sonra çiftin daha sonraki yumurtlamalarını daha önceye almak için ve çiftin mukoza tabakasını daha fazla yıpratmamak için yavruları büyütme tankına ayırmalısınız.Ayrıca çift yeniden yumurtlamak için yavrulara zarar vermeye de başlayabilir. 

Büyütme tankı ne kadar büyük olursa o kadar iyidir. Çünkü daha çok yüzme alanları olacak ve su değerleri daha sağlıklı olacaktır. Yavruların artık kemiklerinin gelişimi için suyun değerleri pH 6,5-7,2 arası, 300-600 ms  arası, Kh 5-10 dh arası, Gh 50-100 mg/l olmalıdır.Artık yavrulara günde 7-8 kez artemia vermeniz gerekecektir.Bu durumda yavruların dışkıları,yenmemiş artemia,artemia kabukları vs. dolayı su çabuk bozulacaktır.Bu nedenle tankınızın ölçülerine göre %50-%90 arası su değişimi yapmanız sağlıklı ve düzgün gelişimi için önemlidir.Çünkü akvaryumdaki No3 balıkların büyüyememesini ve yanık kalmasına kadar birçok etkisi vardır.Artık yavrular 1 ayı geçtikten sonra ev yapımı yürek karides karışımı yeme  başlayabilirsiniz.Bu süreden sonra artık yavaş yavaş su değerleri yükseltip biraz daha büyüdüklerinde artık sadece çeşme suyu ile devam edebilirsiniz.Bu durumdan sonra artemia yerine bol proteinli kuru yem, ev yapımı yem, dondurulmuş canlı yemler ile büyümeleri hızlandırabilirsiniz.Özellikle karides ve ev yapımı eve katacağınız spirulina renklenmeleri artıracaktır.Ancak renklenmeleri artırmak için piyasadaki ucuz kalitesiz renk yemi adında satılan yemlerden kesinlikle uzak durmalısınız.Bunun yerine balığınızın türüne göre sera diskus color red veya blue verebilirsiniz.

1 yorum: